Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Vüs'at O. Bener - İlki
"İlki"
Vüs'at O. Bener
Can Öykü Antolojisi
Can Yayınları, 2007, İstanbul
sf. 37-41
"İlki"
Vüs'at O. Bener
Can Öykü Antolojisi
Can Yayınları, 2007, İstanbul
sf. 37-41
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
|
Yazar: Mehmet Sürücü
Lodosun sokaktan havalandırıp, kahvehanenin açık kapısından içeri savurduğu mor soğan kabukları, havada kararsız hareketlerle dalgalandıktan sonra, birisi pencereye doğru yönelirken, bir diğeri sıcak su kazanının kenarına çarparak,...
|
|
Yazar: özak
Gecikti mi servis? Yok var daha. Ben huzursuzlandım. Çocuğun keyfi yerinde oysa. Çizdiği yamuk doğruda sekip duruyor mutlu ve güleç. Akşama dek gelmese servis, şikayetsiz oynar böylece. Bir de ben kurtulsam şu müşteki halimden. Perdeyi...
|
|
Yazar: Mehmet Sürücü
Akşama doğru, gölgeler duvar diplerinden, sokağın ortasına doğru uzamaya başladığında, öğlen kesilip, tekrar esmeye başlayan poyraz, akasyanın sararmaya başlamış yapraklarından birkaçını daha dibine dökerek, altında yatan, yırtık, pis,...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Vüs'at O. Bener - İlki
Yeni öykü...
Re: Vüs'at O. Bener - İlki
Öykünün başındaki zaman sıçramaları, “di’li geçmiş zaman”dan “geçmiş zamanın rivayeti”ne atlamalar beni zorladı. Asıl amacın anlatıcının yaşamının farklı zaman dilimlerini aynı anda hissetmesi ve aktarması olduğunu düşünüyorum. Vüsat O. Bener ve çağdaşı öykücülerde çok rastladığım bir durum zamanların iç içe ele alınması. Örneğin Nezihe Meriç’in anlatı biçimini çok seviyorum bu yüzden. Sohbet ettiğim birinin olayları çağrışımsal bir şekilde birbirine bağlayarak; sıçraya sıçraya anlatması gibi… Bunu öyle başarıyla yapıyorlar ki, anlatı ne tümüyle absürd bir anlamsızlığa bürünüyor ne zorlama, çiğ bir tat veriyor. Tam anlamıyla dengede kalıyor. Bu öykü için de aynı durum geçerli. Okula gitmek için evinden ayrılan küçük çocukla geri döndüğünde olduğu delikanlının üst üste bindiği bir öykü “İlki”. Öykünün bir başka çok sevdiğim yönü de kısa, kıpkısa cümleleri oldu. Bir-iki, bilemedin üç sözcükle kurulu bu cümleler kesik kesik ama ritimli bir anlatı oluşturmuş. Kasıla kasıla uzayıp giden ve bir yığın yanlış barındıran öykülere baktığımda Bener’in tercihinin çok daha verimli olduğunu düşünmeden edemiyorum.
Zaman zaman bu üsluba yanaşabiliyorum, bu zamanlar keyifli anlar oluyor; benim için de yazdıklarım için de. Ancak çoğu kez içimde bilgiçlik taslayan çocuğu bastırmak zor oluyor.
Re: Vüs'at O. Bener - İlki
Öyküde adı geçen Tatyos Efendi; sanat müziği için önemli bir besteci. Hepimizin bildiği "Kimseye Etmem Şikayet"in bestecisi.Daha fazlası için : Tatyos Efendi kimdir?
Re: Vüs'at O. Bener - İlki
Evin ilk çocuğunun evden ilk ayrılışından sonra eve ilk dönüşü. Öykünün adının "İlki" olmasının nedeni bu olabilir mi? Geride bırakılmış olanla geri dönüşte bulunan, ayazda eve ulaşmaya çalışırken beklenenle sıcak eve varıldığında karışılan arasındaki belirgin fark öykünün merkezinde yer alıyor. Bener, o belirgin farklılığı ufak ayrıntılarla vermekte çok başarılı bu öyküsünde. Söz gelimi babanın altın dişinin gitmiş olması bize ailenin geçen süre zarfında maddi zorluklar çektiği bir dönemden de geçmiş olduğunu anlatıveriyor. Benim en çok dikkatimi çeken, anlatıcının aile bireylerine karşı sevgiye benzer vir duyguyla hareket etmiyor oluşuydu. Aileden bir daha geri dönmemecesine ayrılışın ilk fark edilişi diyebilir miyiz okuduklarımıza? Ailenin parçası olan çocuk gitmiş, yerine bir yabancı gelmiş artık. Bu da o yabancılık duygusunun ilk ayırt edilişi...
Tatyos Efendi'nin rast peşrevini Daily Motion izleyebilenler için paylaşalım: