Geçen geminin
tanığı karabatak
deniz uykuda
Orhan Veli Kanık - İşsizlik
"İşsizlik"
Orhan Veli Kanık
Yaprak, Sayı 11, 1949
"İşsizlik"
Orhan Veli Kanık
Yaprak, Sayı 11, 1949
|
Yazar: oktay
Tik-tak, tik-tak, tik-tak, tik-takırtılartılarımı duyan var mı!? TİK-TAK-TİK-TAK-TİK-TAKILMIŞ ya merakının oltasına, telaşla bir şeyler arıyordu odasında küçük kız. Kocaman kocaman ışıldayan siyah gözlerinde yenilgi nedir bilmez...
|
|
Yazar: oktay
Yahut Hacıvat ve Karagöz'den Kesitler
Ne diye bakıyorsun be! Sıkılmadın da günlerdir gözlerini dikmekten.Hiç düşünmüyorsun acaba rahatsızlık verir miyim diye. Neyse zaten senin gibilerden bir incelik beklemeyi bırakalı çok oldu....
|
|
Yazar: elif cinar
YASEMİN’İN SEYİR DEFTERİ
“Bilincinde olduğumu sanırdım; yolculuklarımızda
gittiğimiz yerlerin aslında olunan değil, geçilen yerler olduğunun. Böylece insanın kendi semtine hiç uğrayamamış/ uğramayacak oluşunun...”
Barış Acar
Bir saat...
|
|
Yazar: Erhan Çolak
Mart ayının açık, soğuk ve lodoslu günlerinden biriydi. Ritmik olarak yükselen sesiyle “Çekirdekciniz geldi beyleeer, çekirdekciniz geldiiii!” diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu Naci. Her hafta benzer şeyleri yaşar, açık otopazarına ilk...
|
|
Yazar: nevzatcaglartufekci
Akbük Yazıları
Akbük’te Temmuz ayının en sıcak günlerinden biriydi. Ağustos ayını karşılamak üzereydi. Havada hiçbir esinti yoktu. Yerdeki bitkilerde, sahil boyunca sıralanan okaliptus ağaçlarının dallarında bile hiçbir kıpırtı yoktu. Tüm...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Dinlemek isteyenler için Müşfik Kenter'in yorumuyla...
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Öykü ayrı güzel, Müşfik Kenter'in yorumu ayrı güzel. Ne zamandır Okuma Odası ıssız kaldı. Orhan Veli'nin bu öyküsünün o ıssızlığı kırmak için iyi bir vesile olacağını düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Öyküyü büyük bir keyifle dinledim.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
İşsizlik'i ilk defa okudum. Cümleler arası hızlı geçişler, düşünce dünyamızdaki dağınıklıklar gibi içten ve hızlı, hatta "garip". Petrol-Teksas-petrolcülerin kumar düşkünlüğü-Erdoğan ve onun şiir anlayışı derken kendimizi Orhan Veli öyküsünde buluyoruz. Nazım Hikmet'in onun hakkında yazdığı bir şiir:
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
"İşsiz kalınca demek ki kötü şeyler yapmayanlar da varmış."
Bir an bunu düşündüm. Tüm kötülüklerin anasının işsizlik olduğu dayatılmadı mi zamanından beri bizlere? Ama insan işsiz kalınca, ötesinde aç kalınca (Sult filmine-Knut Hamsun'a bu vesileyle ayrıca bir merhaba) demek ki çok bambaşka değerlere de uzanabiliyormuş.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Öyküyü kimse okumadı mı, okuyanların üzerine söyleyecek sözü bu kadar az mı; şaşırdım doğrusu.
Özellikle de Uzun Hikâye'de ürün veren kullanıcıların Orhan Veli'nin öyküsü gibi tadından yenmeyecek bir örneği nesneleştirerek öykü adına çok güzel çıkarımlar, çok verimli tartışmalar ve polemikler üretebileceklerini düşünüyorum.
Yanılıyor muyum?
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Öyküde Orhan Veli'nin bazı özellikleri, alışkanlıkları, zaafları da vurgulanmış gibi geldi bana;
onun sigara, içki, sanırım bir parça da kumar alışkanlığını,
bir yanıyla, günübirlik, gelecekle ilgili tasarımlarla gününü karartmayan bir yaşam felsefesini,
ev kirasını ödeme, düzenli olarak öğle, akşam yemeği yiyemediğini, kahveyi içmeyi sevdinini, ama zaman zaman bulamadığını,
cümlesiyle, özellikle hayalleri konusunda hiç de alçakgönüllü olmadığını düşündürten cümleler gibi geldi bana.
Şu cümle de beni çok etkiledi;
Onun günlük, sohbet eden, alçakgünüllü, kendini bile tüm iyi-olumsuz yanlarıyla sergileyen diline hayran kalmamk elde değil. Bu nedenle belki de bu kadar çok sevildi. Anlam bulanıklığı yok onda. Açsa karnı; "Karnım aç!" diyor.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Barış Acar'ın yerinde şaşkınlığını, belki de son günlerdeki artan sıcaklarla, kıyısından-köşesinden bir, "oblomov" haline doğru gittiğimin bana sezdirilmesi olarak algıladım ve kendimi hemen uyardım.
Ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Öykü Yaprak dergisinin 1949 yılındaki sayılarından birinde yayımlanmış. Yukarıdaki linkten tek yaprak olarak yayımlanan bu derginin bütün sayılarına ulaşmak mümkün. İşsizlik öyküsü Sabahattin Eyüboğlu'nun ve Suat Taşer'in yazılarıyla birlikte yayımlanmış. Aynı zamanda Veli'nin "İçerde" şiiri de eşlik ediyor öyküye.
Demek o aralar gerçekten işsizlikten muzdarip ünlü şair.
Öykünün anlatımında en çok dikkatimi çeken şey, konudan konuya geçmekteki ustalığı oldu. İşsiz güçsüz bir adamın her telden bahis açmaya meyilli, adeta karnını sözle doyurmaya çalışır gibi konuşup durması çok hoşuma gitti. Bu yüzden mayonezli levrek tarifi öykünün belkemiği gibi geldi bana. Konuyla tümüyle ilgisiz bir anlatının gelip öykünün merkezine yerleşmesi...
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
"Melâli anlamayan nesle âşina değiliz."
Bu cümle Haşim'in sık alıntılanan biridir. Mehmet Sürücü'nün yorumundan sanki bu cümle Orhan Veli'ye aitmiş gibi bir anlam çıktığından ifade etmek gereği duydum. Şiir için bkz.. "O Belde"
Öyküyü bir kez okuyup üç kez dinlediğim halde hâlâ üzerine bir şey söylememiş olmam, dinlemenin keyfine varamamaktan herhalde. Öykü ne zaman aklıma düşse bir kez daha dinlemek istiyorum, sonra da not alabilmek için öyküyü durdurmaya kıyamıyorum.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Haşim'in şiirini defalarca da okusam içindeki gizlere vakıf olamayacağım anlaşılan. Yeni Türkçe'yle de okusam sonuç değişmiyor.
Peki Orhan Veli gibi, eski şiir anlayışıyla böylesine hesaplaşmaya girişmiş bir şair neden Haşim'i anıyor öyküsünde. Olasılıkla öykünün tonuna sinmiş olan alaysılık burada da devreye giriyor. İşsizlikle bunalmış da olsa bal gibi yaşayan, bu yaşadığı şeyden de beis duymayan bir karakter olarak "melal"in içerdiği duyguların kendisinde yer etmediğini mi vurgulamaya çalışıyor? Kendisini o nesilden sayarak Haşim'e, hem de aç karnına mayonezli levrekten lakırdı açarak meydan mı okuyor?
Kimbilir?
Eren "keyfine varamamak" demiş ama, herhalde, "tadına varamamak" ya da "keyfine doyamamak"tan söz ediyor olmalı.
Bu arada Müşfik Kenter'in sesiyle Orhan Veli'yi dinlerken ben de benzer duygular yaşıyorum. Hatta Orhan Veli'nin kendisi çıkıp gelse de şiirlerini okumaya ya da bu öyküyü seslendirmeye kalksa, kim bu taklitçi diye ayağa kalkarım.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Öyküyü dinlerken, Müşfik Kenter'in ustaca gizlediği, Orhan Veli'nin yazma becerisi içinde öne çıkan dönüşlülükler dikkatimi çekti. Daldan dala atlayan anlatı içinde "mesela"yla, "misal"le başlayan her alt anlatı bitişinde baştaki cümleye geri dönülüyor. Böylece okuyucu öykünün bütünlüğünü kaybetmiyor.
Re: Orhan Veli Kanık - İşsizlik
Düşünceleri ile Veli. Oturup konuşmaya dalmış da şeffaf bir kağıt onlar görmeden nasiplenmiş sohbetlerinden...
Yeni yorum gönder