Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Onat Kutlar - At Cambazları
Onat Kutlar,
İshak,
Yapı Kredi Yayınları,
1999: 53-60.
Öykü forumdan kaldırılmıştır. Bkz.: Forum İşleyişi
Onat Kutlar,
İshak,
Yapı Kredi Yayınları,
1999: 53-60.
Öykü forumdan kaldırılmıştır. Bkz.: Forum İşleyişi
|
Yazar: melike şenyüksel
Kabarıp genişledikçe kaygılanıyordum. Sonu gelmeyen bir böbürlenmeye benzettim onu. Rengi de değişiyordu üstelik. Yüksek sesle anlayamadığım bir şeyler söylüyordu bana. Genişledikçe yükseldi, yükseldi ve hiç beklemediğim bir noktadan...
|
|
Yazar: acarcagdas
Eski İstanbul’un tanıdık simalarındandır kahır tellalı Mehmet Efendi... Kaçıverir karşıdan gülümseyerek gelen birini görünce. Elinde değildir, selamı sabahı keser yok yere birkaç ay. Şakayı pek sevmez, gam adamıdır, dertlileri dinler....
|
|
Yazar: semrince
Karanlık gecenin içinde lambalardan yağıyormuş gibi görünen kristal buz parçacıkları içimdeki buğuyu silemedi. Ayrılığın hüznü kanat açmıştı yüreğime ve ben soğuğun içindeki bedenimi yumuşatmaya çalışıyordum.
“Ayrılıklar yeni...
|
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Onat Kutlar - At Cambazları
Yeni öykü...
Re: Onat Kutlar - At Cambazları
Onat Kutlar'ın öyküleri hep etkileyici bir cümleyle başlar.
At Cambazlarının yaşamları, iletişimleri, konuşmaları o kadar güzel anlatılmış ki. Yusuf ve adı hiç anılmayan oğlu... Yusuf'un oğluydu çünkü, bir adı yoktu, işlerinde de son söz Yusuf'undu.
Re: Onat Kutlar - At Cambazları
Sanki bu paragrafı oluşturan tümceleri tam olarak anlayabilsek bütün öyküyü burada bulabilirmişiz gibi bir his var içimde.
Öksürük sesi, bir sonraki paragraftaki "yaşlı adam"a ait, iplik gibi uzayıp giden düş ise üçüncü paragrafta tanış kılınacağımız "oğul"a. Demek ki, "baba"yla "oğul" arasında bir düş boyu ayrılık var. Ama sıradan bir düş değil, uzayıp giden iplik inceliğinde bir düş bu. Kalınlaştıkça taşınamayacak olan, bir öksürük sesiyle kalınlaşabilen, kıvrılan ve düşen. Kalınlaşan ipe tutunamayıp düşen oğul gözleriyle odaya ekleniyor. İçinde öksüren bir babanın gözlerinin bulunduğu odaya.
"Sesten bakışa geçiş" Onat Kutlar'ın şifresi olabilir mi? Sözcüklerin sesinden teatral bir görselliğe sıçrayış... Öyküyü böyle mi düşünmeli? Onat Kutlar'ın öykülerini böyle mi anlamalı?
Re: Onat Kutlar - At Cambazları
-- Benim anladığım; oğul'un uyuduğuydu. Babanın öksürüğüyle uyandığı. Bilirsiniz, çocukların uyuduğu anlarda, bir gürültü olduğunda, silkinerek uyanırlar. Soluk lambanın ışığının çocuğun gözlerinde yansıdığı canlandı gözümde. "uykulu göz"ü, uykudan uyanmış, daha dünyaya tam olarak "duhul" etmemiş göz olarak algıladım...
Re: Onat Kutlar - At Cambazları
Ben de aynı fikirdeyim.