Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Gödeli Mehmet
M.Şevket Esendal
"Gödeli Mehmet"
Gödeli Mehmet
Ankara, Bilgi Yayınevi, 1988
sf : 11 - 16.
Öykü forumdan kaldırılmıştır. Bkz.: Forum İşleyişi
M.Şevket Esendal
"Gödeli Mehmet"
Gödeli Mehmet
Ankara, Bilgi Yayınevi, 1988
sf : 11 - 16.
Öykü forumdan kaldırılmıştır. Bkz.: Forum İşleyişi
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
|
Yazar: Mehmet Sürücü
Lodosun sokaktan havalandırıp, kahvehanenin açık kapısından içeri savurduğu mor soğan kabukları, havada kararsız hareketlerle dalgalandıktan sonra, birisi pencereye doğru yönelirken, bir diğeri sıcak su kazanının kenarına çarparak,...
|
|
Yazar: özak
Gecikti mi servis? Yok var daha. Ben huzursuzlandım. Çocuğun keyfi yerinde oysa. Çizdiği yamuk doğruda sekip duruyor mutlu ve güleç. Akşama dek gelmese servis, şikayetsiz oynar böylece. Bir de ben kurtulsam şu müşteki halimden. Perdeyi...
|
|
Yazar: Mehmet Sürücü
Akşama doğru, gölgeler duvar diplerinden, sokağın ortasına doğru uzamaya başladığında, öğlen kesilip, tekrar esmeye başlayan poyraz, akasyanın sararmaya başlamış yapraklarından birkaçını daha dibine dökerek, altında yatan, yırtık, pis,...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Gödeli Mehmet
Öykü üzerinde daha sonra, ince eleyip sık dokuyarak, duracağım. Ancak şimdilik şunları kaydedeyim:
Öykünün kurgusuyla Esendal'ın hayat hikâyesi arasında doğrudan bağlar olduğu için yukarıdaki kısmı alıntıladım.
Ayrıca 1913 yılında öykünün yayımlandığı "Halka Doğru" dergisinden de söz etmek gerek:
Ayrıca öykünün daha iyi anlaşılması için Memduh Şevket Esendal Yaşamı ve Yapıtları başlığına eklediğimiz Necati Mert imzalı "Vah, Gödeli Mehmet, Vah!" yazısına da göz gezdirmekte fayda var.
Re: Gödeli Mehmet
Anlatıcı, Gödelilerin başına gelenleri ihtiyardan dinliyor. Olaya tanık değil ve öyküyü hep miş’li geçmiş zaman kullanarak anlatıyor ama sonra sanki olay sırasında oradaymış gibi bir cümle kuruyor anlatıcı:
Barış’ın iletisindeki açıklamaları okuyunca öykünün, halkı bilinçlendirmek amacıyla yazıldığını, bu nedenle, edebi yanın ikinci plana itildiğini, belki, derginin yeni sayısına yetiştirme telaşıyla alelacele yazıldığını düşündüm. Öykünün yazıldığı döneme ait yapılanmalardan söz ediliyor öyküde. Ağalar diye tarif edilen günümüzde hangi yapılanmanın yerini alıyor, esnaf, mavnacılar bugün ki tanımlarıyla mı anılıyor çok anlayamadım.
Re: Gödeli Mehmet
Necati Mert'in yazsını okuyunca Elif'in sorduğu sorulardan birçoğunun cevabını da buldum orada. Öyküde ilgimi çeken birkaç sözcük kullanımı: Uslu/uslular, yolsuz etmek, ekmek yemek, lonca etmek.
Re: Gödeli Mehmet
Necati Mert'in öyküyle ilgili güzel yazısını bugün iki arada bir derede okudum. Yazı hem incelikle yazılmış hem de öykünün birçok yönüne ışık tutarak öykünün açımlanmasını sağlamış. Daha uygun bir zamanda öyküyü tekrar okuyup yorumlarımı ekleyeceğim.
Re: Gödeli Mehmet
Hala öyküyü okumadım. Bu sebeple yorumlara katılamadım ama uygun bir vakitte bu bir iki gün içinde okuyabilmeyi umuyorum.
Re: Gödeli Mehmet
Bu öykü bazı açılardan Züğürt Ağa filmini çağrıştırıyor. Bazı açılar: her ikisinde de sosyo-ekonomik çözülmelere ve yalnızlaşmaya dair çok çarpıcı anlatım var. İkisinin de adları çok yüklü içeriğe ilşkin. Züğürt Ağa. Gödeli Mehmet.