Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Ferit Edgü - Kaf
"Kaf"
Ferit Edgü
Do Sesi
Yapı Kredi Yayınları - İstanbul - 2002: 76
Öykü forumdan kaldırılmıştır. Bkz.: Forum İşleyişi
"Kaf"
Ferit Edgü
Do Sesi
Yapı Kredi Yayınları - İstanbul - 2002: 76
Öykü forumdan kaldırılmıştır. Bkz.: Forum İşleyişi
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
|
Yazar: Mehmet Sürücü
Lodosun sokaktan havalandırıp, kahvehanenin açık kapısından içeri savurduğu mor soğan kabukları, havada kararsız hareketlerle dalgalandıktan sonra, birisi pencereye doğru yönelirken, bir diğeri sıcak su kazanının kenarına çarparak,...
|
|
Yazar: özak
Gecikti mi servis? Yok var daha. Ben huzursuzlandım. Çocuğun keyfi yerinde oysa. Çizdiği yamuk doğruda sekip duruyor mutlu ve güleç. Akşama dek gelmese servis, şikayetsiz oynar böylece. Bir de ben kurtulsam şu müşteki halimden. Perdeyi...
|
|
Yazar: Mehmet Sürücü
Akşama doğru, gölgeler duvar diplerinden, sokağın ortasına doğru uzamaya başladığında, öğlen kesilip, tekrar esmeye başlayan poyraz, akasyanın sararmaya başlamış yapraklarından birkaçını daha dibine dökerek, altında yatan, yırtık, pis,...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Ferit Edgü - Kaf
Yazarın "ora" diye belirsizleştirip bahsettiği yer sanırım öykünün "Kaf (Dağı)" adıyla ilişkili. Kafka'nın ele geçirilmesi güç yönlerini temsil ediyor.
Re: Ferit Edgü - Kaf
Öyküde ilk dikkat çeken Kafka'yla anlatıcının ilişkisi - ulaşılmaza ulaşmak yolunda tek başına olmak gerekliliğinin altını çizen mesel kısmı.
Oysa bir de soruyu soran var. Sürekli soru tarzında varolan, bunun dışında kimliğini bilemediğimiz bu karakter sayesinde şunu fark ediyoruz: Edgü, "akıllı bıdık" geçinen anlatıcıya bir ders veriyor; Kafka'nın söylediği gibi yalnız olmadığını, yanında kendisine soru sormakta olan kişiyle beraber hareket ettiği sürece Kaf Dağı'na ulaşamayacağını söylüyor.
Re: Ferit Edgü - Kaf
Barış Acar açıklamasıyla öykünün özünü belirtmiş. "Kaf Dağı'na giden yol yalnız yürünmeli"yi çıkarıyoruz kıssadan...
Re: Ferit Edgü - Kaf
Hem öyküyü hem de Barış'ın yorumunu beğendim. Hatta Barış'ın yorumunu öykünün kendisinden daha da etkileyici buldum.
Anlatıcının Kafka ile karşılasmasını anlattığı kişi ("o ne dedi" diye soran kişi) anlatıcının yanında olduğuna göre anlatıcı "oraya" varamayacak anlaşılan.
Acaba anlatıcı Kafka ile karşılaşmasından ders mi almadı yoksa bu karşılaşmayı anlattığı kişiden kurtulmanın yolunu Kafka'nın ağzından mı dile getiriyor?
Eğer ikinci ihtimal doğruysa burada bize mi, yani okuyucuya mı bir şeyler anlatmak istiyor?
Re: Ferit Edgü - Kaf
Bravo Nurten, bence de bu ikinci şekilde yorumlamak daha mantıklı.
Re: Ferit Edgü - Kaf
Yorumlar olmasaydı ben bu öyküyü anlamayacaktım. Teşekkürler!
Re: Ferit Edgü - Kaf
Peki neden Berlin sokakları?
Re: Ferit Edgü - Kaf
?
Re: Ferit Edgü - Kaf
Diyorum ki, anlatıcı neden Berlin sokaklarında dolaşırken görüyor Kafka'yı; tesadüf mü bu, yoksa belli bir şey mi anlatmak istiyor bize yazar: Kendisinin peşinde olduğu bir ideal, Kafka'nın kovaladığı bir izlek ya da Berlin'de olup diğer kentlerde olmayan başka bir şey?
Re: Ferit Edgü - Kaf
"O" ve "ora" sözcüklerinden sonra "Berlin" denmesi "Berlin"in altını çiziyor gibi... O dönemlerdeki Berlin'e bakmak gerek; ya da Kafka'daki Berlin'e.
Re: Ferit Edgü - Kaf
Yazar bir ara Berlin'de yaşıyor. Sanırım kendisini Kafka'ya en yakın hissettiği yer burası.
Ferit Edgü
Re: Ferit Edgü - Kaf
Bu sorunun cevabını sanırım bir yaz sonra ancak verebileceğim sanırım. Elbette o da şanslıysam.
Re: Ferit Edgü - Kaf
"Peki neden Berlin sokakları?"
sorusunun ardından, Nurten Aksakal;
"Bu sorunun cevabını sanırım bir yaz sonra ancak verebileceğim sanırım. Elbette o da şanslıysam."
diyerek bu öykünün son söyleyişini koyuyor. ve bundan cevap konusunda bir şanssızlık söz konusu olduğunu anlıyoruz.
Her neyse.
Bugün Ferit Edgü'nün "Leş" adlı toplu öyküler kitabını aldım. Kitabı okumaya başlamadan önce, formdaki tartışılan öykü yorumlarına bir daha bakarak okudum birkaç öyküyü. Ve tek gözün, tek aklın okumasının ne kadar yetersiz, eksik olduğunu bir kez daha gördüm. (Kendimce) Sonra şunu düşündüm;
keşke hep beraber okuyabilsek.