Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Değişik Gözle Bakınca
Değişik Gözle
Cumhuriyet Yayınları
1998
s. 7-18
Son indirilme tarihi: 20 Ekim 2008 (Bkz: Forum İşleyişi).
Değişik Gözle
Cumhuriyet Yayınları
1998
s. 7-18
Son indirilme tarihi: 20 Ekim 2008 (Bkz: Forum İşleyişi).
|
Yazar: melike şenyüksel
Kabarıp genişledikçe kaygılanıyordum. Sonu gelmeyen bir böbürlenmeye benzettim onu. Rengi de değişiyordu üstelik. Yüksek sesle anlayamadığım bir şeyler söylüyordu bana. Genişledikçe yükseldi, yükseldi ve hiç beklemediğim bir noktadan...
|
|
Yazar: acarcagdas
Eski İstanbul’un tanıdık simalarındandır kahır tellalı Mehmet Efendi... Kaçıverir karşıdan gülümseyerek gelen birini görünce. Elinde değildir, selamı sabahı keser yok yere birkaç ay. Şakayı pek sevmez, gam adamıdır, dertlileri dinler....
|
|
Yazar: semrince
Karanlık gecenin içinde lambalardan yağıyormuş gibi görünen kristal buz parçacıkları içimdeki buğuyu silemedi. Ayrılığın hüznü kanat açmıştı yüreğime ve ben soğuğun içindeki bedenimi yumuşatmaya çalışıyordum.
“Ayrılıklar yeni...
|
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Değişik Gözle Bakınca
Bir gece kulubünde, barda ya da pavyonda bu işi yapan kadınların hayatlarına dair gerçek bir gözlemim yok, bir çoğumuzun da olduğunu sanmıyorum. Bu tür yerler ve bu ilşki biçimleri hakkında ki tek izlenimim tv filmlerinden ve sinemalardan. Buralarda ki anlatımların ne kadar gerçekle örtüşdüğünü de bilemiyorum dolayısıyla.
Necati Cumalı'nın bu öyküsü ile yeşilçam sinemasının bu yerlere ilişkin bakışı uyuşuyor. Ancak daha az romantizm ile ilgilenen bir sinema bakışında içerisi daha loş ve kötü kokuyor nedense.
Sanki Cumalı bu barda da eşsiz empatisini yanına almış.
Cumalı'nın bu öyküsünün ne kadar gerçekçi olup olmadığı umrumda değil, çünkü yukarıda da söylediğim gibi elimde yeterince done yok bu kıyas için. Ama ben Günay'ın o tuzu kuru beyfendi bakışlarını gördüm ve Lale'nin, yolun sonuna gelmiş bir ilşkiyi hisseden kadın duyarlılığını anlayıp yüreğimde bir sızı duydum. Eh Yusuf'un da aslında Lale'ye gönlünü kaptırmışlığını sezdim doğrusu.
Re: Değişik Gözle Bakınca
Necati Cumali'nin iyice usta isi anlatimiyla ilgili daha once Ay Buyurken Uyuyamam'la ilgili yaptiklarimdan baska yorum yapmak istemiyorum. Onun yerine oykude ozel bir yeri olan bir sarkiya deginmek istiyorum.
Tam da Cumali'nin capkin kadinlarini anlatiyor bu sarki. Sozleri Turkceye cevirmeyecegim, ama en azindan ozetleyeyim (sarki sozu ozetlemek de nasil bir seyse artik): Daha once pek coklariyla birlikte olmus (ve opusmus) bir kadinin "ben opmek ve opulmek icin dogdum, hic dusunmeden operim, optugumu bir daha hatirlamam bile, hep opustum hep opusecegim. Pek cok kereler asik oldum, sen yalnizca bunlardan birisin. Ama belki bir gun bir opucuk bana daha once opustugumu, daha once asik oldugumu unutturacak", diyor.
Bana Cumali bu oykuyu bu sarki icin yazmis gibi geldi. Bu sarkiyi soyleyen kadin Lale, sarkinin muhattabi ise Gunay. Ustelik sarkinin su bolumu oykude birebir anlatiliyor neredeyse:
Gunay'in o gulumseyerek selam verisi, Nurten'in de soyledigi gibi cok canli resmedilmis. O selamdan sonra Gunay'in salonu terk edisi ("You'd better be going while the going is good"), Lale'nin karsi koymaya calisisi...
Sarki calarken de Lale Yusuf ile dans ediyor ve Yusuf'un agzindan su sozler dokuluyor: "Beni herkesle bir tutmazsiniz sanirdim..." Bu noktada da oyku kiriliyor. Lale Yusuf'a karsi sevecenlesiyor. Gunay'i kiskandirmaya calisiyor.
Dedigim gibi, Cumali'nin bu oykuyu, sarkinin buyusune kapilip yazdigini dusunuyorum. O nedenle belki sizler de dinlemek istersiniz bu muhtesem sarkiyi. "I've Been Kissed Before" - Rita Hayworth (3'19'', 4.56MB)
Yukarida paylastigim parca Rita Hayworth'un 1952 yapimi Affair in Trinidad filmindeki performansi. Youtube'a ulasabilenler su adresten Hayworth'u bu sarkiyla dans ederken izleme sansina da sahipler (onerilir).
Sarkiyla kurulan paralellige ve anlatimdaki basariya karsin bunun en sevdigim Cumali oykusu olmadigini da belirtmeliyim, sanirim.
Re: Değişik Gözle Bakınca
bol: Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki. (kaynak)
Re: Değişik Gözle Bakınca
Cumalı'nın "Değişik Gözle" kitabını ve dolayısıyla "Aklım Arkada Kalacak"ı "Ay Büyürken Uyuyamam" kitabının hemen arkasından okumuştum. Eren'in de alıntı yaptığı "Caz sustu." kısmına geldiğimde dudaklarıma müthiş bir gülümseme yayılmıştı. Cumalı'nın köy atmosferinden çıkıp bunca farklı bir atmosferi yaratabilmesi ve aynı zamanda benzer bir konuyu işliyor oluşu onun yazarlık gücünü gösteren harikulade bir örnekti. Kitapta ilerledikçe daha çok ikna oldum buna. Sati Faik Ödülünü de sonuna kadar hak ettiğini düşündüm.
Öyküye geldikte, özellikle şu diyaloğu çok başarılı buldum ben:
Konunun bütün dramatik yükünü taşıyan bir diyalog gibi geldi bana bu kısım.
Re: Değişik Gözle Bakınca
Eren temiz iş çıkarmış doğrusu. I've Been Kissed Before müthiş bir şarkı gerçekten. Öyküyle ilişkisi de çok sağlam yakanlamış parçanın. Yeni bir anlam boyutu katmış.
Yorumlar ve şarkı için teşekkürler...
Re: Değişik Gözle Bakınca
Öyküden çok eren'in öykü üzerine yaptığı açılımları konuşmak daha yararlı olacak sanırım. Film alıntısı ve şarkı için teşekkürler eren, öykü daha bir anlamlı ve akılda kalıcı oldu sayende. Ama İzmir için anlattığın anıda geçen bir sözüne katılmıyorum. İzmir'de Mavi Kafe var,Alsancak'ta, yıllardır Caz yapmakta ve canlı müziği hergün sürmekte...CAza çok yakın olmasam da burayı biliyorum. Neyse birgün beraber gidebiliriz, şu an ikimiz de çok uzağında olsak da memleketimin... Öyküye gelince; öykü bende tam da siyah beyaz bir Amerikan filmi havası oluşturdu. Sadece şehirlerin, barların ve karakterlerin isimleri farklıydı... Yine de o alışıldık Cumalı öykülerindeki gibi yine öykünün içinde bir yerlerdeydik. nurten aksakal'In da dediği gibi:
Re: Değişik Gözle Bakınca
Sevgili Eren Rita Hayworth'u izledim. Teşekkür ederim.

Öyküde adı geçen şarkının peşine bir dedektif gibi düşerek bize ulaştırdığın şarkı sözü ve görüntüler için sağol.Sana kocaman kocaman
ve büyük büyük