Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Bilge Karasu - Dönenen Bir
"Dönenen Bir"
Bilge Karasu
Can Öykü Antolojisi
Can Yayınları, 2007, İstanbul
sf. 59-60
"Dönenen Bir"
Bilge Karasu
Can Öykü Antolojisi
Can Yayınları, 2007, İstanbul
sf. 59-60
|
Yazar: melike şenyüksel
Kabarıp genişledikçe kaygılanıyordum. Sonu gelmeyen bir böbürlenmeye benzettim onu. Rengi de değişiyordu üstelik. Yüksek sesle anlayamadığım bir şeyler söylüyordu bana. Genişledikçe yükseldi, yükseldi ve hiç beklemediğim bir noktadan...
|
|
Yazar: acarcagdas
Eski İstanbul’un tanıdık simalarındandır kahır tellalı Mehmet Efendi... Kaçıverir karşıdan gülümseyerek gelen birini görünce. Elinde değildir, selamı sabahı keser yok yere birkaç ay. Şakayı pek sevmez, gam adamıdır, dertlileri dinler....
|
|
Yazar: semrince
Karanlık gecenin içinde lambalardan yağıyormuş gibi görünen kristal buz parçacıkları içimdeki buğuyu silemedi. Ayrılığın hüznü kanat açmıştı yüreğime ve ben soğuğun içindeki bedenimi yumuşatmaya çalışıyordum.
“Ayrılıklar yeni...
|
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Bilge Karasu - Dönenen Bir
Önce Bilge Karasu'ya ve Troya'da Ölüm Vardı'ya ilişkin internetteki kaynaklar:
Bilge Karasu (Wiki)
Gazete Yazıları:
Troya'da gerçekten ölüm vardı - Selim İleri
Bilge Karasu’dan okura kalanlar - Semih Gümüş
Yapıtları Üzerine:
İmgesel Öyküler: Bilge Karasu Öykücülüğü - Necip Tosun
"Bilge Karasu’da Yabana Doğru" - Tuğçe Ayteş
Acı Kök Yağmuru Tadında - Zeynep Zengin
Gece - Atilla Aktuna
Örnek Okumalar:
"Nereden de Andım Şimdi" - Bilge Karasu
Göçmüş Kediler Bahçesi'nden (Epigraf)
Re: Bilge Karasu - Dönenen Bir
Troya'da Ölüm Vardı kitabı birbirine bağlı öykülerden oluşan bir kitap. Necip Tosun yukarıda linkini verdiğim yazısında şöyle demiş:
(Kaynak)
Re: Bilge Karasu - Dönenen Bir
Metne girmeden/ metinle bir hesaplaşmaya girmeden önce metindışından güç almaya devam etmek istiyorum biraz daha.
Semih Gümüş diyor:
Kaynak
Re: Bilge Karasu - Dönenen Bir
Öykü incelenirken göz önünde bulundurulması gereken bir-iki nokta da Necip Tosun'dan:
Kaynak
Re: Bilge Karasu - Dönenen Bir
Metin zorlayıcı olduğu ölçüde okurunu da etkinleştirir diye düşünüyorum. Yazarın imgeleminin, en doğru dil olanaklarıyla kendi dışındaki alıcıya aktarımı bir yana,o eserle muhatap olan okuyucunun da anlamlandırma mesaisindeki özeni çok önemli. Bu mesai bir başkasının karasularında yüzmekle eşdeğer ölçüde riskli aynı zamanda.
Bilge'liğin Karasu'larında yüzebilmek- eğer ki becerebilirsem-çok zor ve keyifli olacak. Deniyorum
Re: Bilge Karasu - Dönenen Bir
Bir metnin şifresi çözülemeyince yapılacak şeyler listesi içinde ilk sıra dönem belirlenimleridir. Dolayısıyla Karasu'nun öyküsü içinde ilerlemek için, imgeleri simgelere, olay ve durumları aşırıyorumlara bağlamadan önce, öykünün yazıldığı yıllara dönmek, yazarın bu öyküyü kaleme alırken tanıklık ettiği dünya ile empati kurmak öncelikli hal alır.
Bu amaçla ilk yaptığım 50'li yıllara ilişkin görsel malzemeye yüzümü dönmek oldu. O yılların kıyafetleri, dansları, kültürel etkinlikleri vb. Hemen arkasından ulusal ve uluslararası konjonktürde ekonomik, politik gelişmeler... Marshall yardımları, ABD kültür endüstrisinin, özellikle de Hollywood'la dünyayı ele geçirme çabası, savaş sonrası tüketim çılgınlığı, ülkede tek parti iktidarının sona erip dışa açılma adı altında ekonomik ve kültürel erozyona kapı aralayacak uygulamalar bu yıllara damgasını vuran gelişmeler.
Elvis Presley, James Dean, Marilyn Monroe...
Bir gar lokantasında ya da garın yakınında bir gazinoda. Gece ilerliyor. Adamla kadın ayrılacak. Adam kenti terk ediyor. Gidiş o gidiş. Kadın geride kalacak. İçki. Duman. İspanyol paça oyunlar. Bebop caz. Hitchcock'un filmlerini anımsatır bir sahneleme, çan sesleri, arabalarda başlayan ayrılık, müziğin ve içkinin buğulandırdığı bir atmosfer. Bir jonglör mü giriyor sahneye? Barlini'nin sözü geçiyor bir yerde. 1934 yapımı [url=http://en.wikipedia.org/wiki/Grand_Prix_(film)]Grand Prix[/url]'in karakteri, olabilir mi?
Anlatıcıda bir karışıklık yer yer. İzleyen mi, tanık mı o yoksa? Gidecek olmanın somut hüznü ve gitmelerin soyut yalnızlığını aynı anda yaşayan biri. Tren yaklaşıyor git gide. Gitmek ilişkinin bitmesi anlamında ölümle özdeşleşir mi? Ölüme giren bahar mavisi bu soyutluğu anlatan bir imge olabilir mi? Cümleler, duruşlar, kesik kesin anlar akılda kalan. Gidildikten çok sonra belki de.