Kara bir gölde
debelenir durur hep
Zeus'un oğlu.
Ayla Kutlu - Bal Biriktiren Kız
"Bal Biriktiren Kız"
Ayla Kutlu İda
Hikayemiz İnsanımız Kültürümüz - Ayşenur İslam / Cİlt 2
Akçağ Yay., 1996
sf 206-214
"Bal Biriktiren Kız"
Ayla Kutlu İda
Hikayemiz İnsanımız Kültürümüz - Ayşenur İslam / Cİlt 2
Akçağ Yay., 1996
sf 206-214
|
Yazar: melike şenyüksel
Kabarıp genişledikçe kaygılanıyordum. Sonu gelmeyen bir böbürlenmeye benzettim onu. Rengi de değişiyordu üstelik. Yüksek sesle anlayamadığım bir şeyler söylüyordu bana. Genişledikçe yükseldi, yükseldi ve hiç beklemediğim bir noktadan...
|
|
Yazar: acarcagdas
Eski İstanbul’un tanıdık simalarındandır kahır tellalı Mehmet Efendi... Kaçıverir karşıdan gülümseyerek gelen birini görünce. Elinde değildir, selamı sabahı keser yok yere birkaç ay. Şakayı pek sevmez, gam adamıdır, dertlileri dinler....
|
|
Yazar: semrince
Karanlık gecenin içinde lambalardan yağıyormuş gibi görünen kristal buz parçacıkları içimdeki buğuyu silemedi. Ayrılığın hüznü kanat açmıştı yüreğime ve ben soğuğun içindeki bedenimi yumuşatmaya çalışıyordum.
“Ayrılıklar yeni...
|
|
Yazar: özak
Gün çekilirken her şey daha gerçek, pervasız ve yalın. Yalnızlık daha ürkünç. Uyusam geçer belki ya da şuracıkta ölüversem. Yok olsam incinmem artık şu var olma saçmalığından.
Nasıl dingin, huzurlu bir sabaha uyanmıştım oysa. Son...
|
|
Yazar: gönenç kaytaz
Merdivenleri dörder beşer iniyor, daha az önce baktığım kol saatime tekrar bakıyordum. Neredeyse akşam olmuştu. Akrebi sekizin üzerine doğru çeken yelkovan kalbimin atışlarını tekrar hızlandırmış ve böyle anlarda her zaman yaptığım gibi...
|
Siz de öykülerinizi bizimle paylaşmak isterseniz, işe şu başlığa göz atmakla başlayabilirsiniz: "Uzun Hikâye'de Öykü Yayımlamak"
Re: Ayla Kutlu - Bal Biriktiren Kız
Yeni öykü...
Re: Ayla Kutlu - Bal Biriktiren Kız
Geçen haftaki Cuymhuriyet Kitap’ta Ayla Kutlu öykücülüğüne ilişkin bir yazı yer almıştı. Öyküyü okur okumaz bu yazıdan da kimi notlarla düşüncelerimi ekleyeceğim.
Re: Ayla Kutlu - Bal Biriktiren Kız
Ayla Kutlu deyince aklıma gelen öykü “Sen de Gitme Triyandafilis”. Onu da öyküsünden değil, filminden anımsıyorum. Tunç Başaran'ın çektiği filmde* oyunculukların çok iyi olmasının yanında senaryo ve kurgu da çok başarılıydı. Osmanlı döneminden cumhuriyete geçişte hıristiyan bir ailenin çözülüşünü temel alan öykü, bir yandan ailenin zekâ özürlü kızı Triyandafilis ile ailesi arasındaki ilişkiyi, bir yandan da değişen sosyal çevrenin bu küçük kız tarafından algılanış biçimini ele alıyordu. Film izlenmeli, öykü mutlaka okumalı.
“Bal Biriktiren Kız” Uzun Hikâye’ye eklendiğinden beri Ayla Kutlu’nun hangi romanını okuduğumu anımsamaya çalışıyorum. Az önce internette yaptığım araştırma sonucunda anımsadım: Kaçış
Bu romandan bana kalan, çok güçlü tasvirlerle çizilen karakterler ve özellikle kadın karakterlerin yaşantılarının inanılmaz bir duyarlılıkla anlatılışıydı. Aslı Erdoğan öykülerinde olduğu gibi kurgudan önce anlatının kendisi aklıma geliyor Ayla Kutlu deyince. Belki anlatı anlamında Erdoğan’ın atalarından saymalıyız onu. “Bal Biriktiren Kız” da buna güzel bir örnek oluşturuyor bence. Anlatımın öznelliği ve detaycılığı böyle bir çıkırmı zorluyor bende.
Cumhuriyet Kitap’ta yayımlanan Ferda İzbudak Akıncı imzalı “Ayla Kutlu Öykücülüğü”** yazısına ise hiç değinmeden mi geçsem, yoksa yazarı ve öykücülüğünü bir kenara bırakıp vakti geldi artık bir yazı yayımlayalım mantığıyla dergi sayfası doldurmak için hazırlanmış ve beylik cümleler dışında hiçbir kelam etmeyen bu yazı mı mesele edinsem bilemedim. En iyisi bunu belirtip noktayı koymak.
Bunun dışında Ayla Kutlu’nun bendeki imgesi, 2000’lerin başlarındaki “Aydın kime denir?” tartışmasıyla biçimlendiğinden üzerinde çok durmak istemiyorum.
*Filmi, izlemek isteyenler için buraya ekliyorum.
1. bölüm:
2.bölüm
** AKINCI, Ferda İzbudak. “Ayla Kutlu’nun Öykülerine Dair - Ayla Kutlu Öykücülüğü”, Cumhuriyet Kitap, S. 1068, İstanbul: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık, 5 Ağustos 2010, s. 6.
Re: Ayla Kutlu - Bal Biriktiren Kız
Öyküde adı geçen M/T Independenţa hakkında Vikipedi'de bir madde var: "Independenta Tanker Kazası". Öykünün yazıldığı dönemde güncelliğini koruyan bu büyük felaket bugün artık büyük ölçüde unutulmuş olduğundan hafızaları tazeleyelim:
Geminin adının Türkçede "Bağımsızlık" anlamına geldiğini de belirtmekte yarar var sanırım. Öykünün 12 Eylül sonrasını anlattığı düşünülürse söz konusu tanker kazasıyla kurulan paralelliğin daha anlaşılır olacağını düşünüyorum.
Öyküyü ikinci kez okumadan önce Aslı Erdoğan'la kurulan benzerlik konusunda Barış'a katıldığımı belirtmeliyim. "Bal Biriktiren Kız"ı Aslı Erdoğan öyküleri üzerine okumak anlamlı oldu...